Genel
Trend

Yaş ve Doğurganlık Arasında Nasıl Bir İlişki Vardır?

Yaş ve doğurganlık arasında nasıl bir ilişki vardır? Yani hem çocuk yapıp hem de kariyer yapabilir misiniz? Burada bayanın biyolojisini bilmek bizim için çok önemli. Biz biliyoruz ki bir kız çocuğu doğduğundan itibaren vücudunda yeni yumurta üretimi yok.

Doğduğunuzda Belirli Bir Yumurta Sayısına Sahipsiniz

Her kız çocuğu doğduğunda belirli bir sayıda yumurta ile doğuyor ve daha sonra bu yumurta hücreleri doğumla birlikte harcanmaya başlıyor. Ortalama doğduğumuzda 2000000 yumurtamız varken buluğ çağına ulaştığınızda bu sayı 1 milyona düşüyor ve daha sonra bu 1000000 yumurta kullanılarak bayan menopoza giriyor ve bayan vücudu yine o kadar akıllı programlanmış ki 20 ile 30 yaş grubunda bu yumurtaların en iyi olanları kaliteli olarak en iyi olanları genetik yapı olarak en iyi olanları öncelikli olarak kullanılıyor.

O yüzden 20 ile 30 lu yaş grubu arasındaki bayanların doğurganlığı ve bir ayda gebeliği yakalayabilme oranları daha yüksek. 30 yaşından sonra neler oluyor 30-31 yaşından sonra iki ön plana çıkıyor. Bir yumurtalıktaki yumurta hücresi sayısı azalmaya başlıyor ve bu azalma daha belirgin bir hale geçiyor.

Her Ay Yumurta Sayınız Azalıyor

Bu arada bir bayanın her ay yumurta deposundan yaklaşık 1000 tane yumurtasını harcadığını da hatırlatmakta fayda var. Düşünün ki her ay 1000 yumurtamızı kaybediyoruz. Dolayısıyla 30 yaştan sonra bir yumurtalıkta kalan yumurtaların sayısı 2 mevcut olan yumurtaların kalitesi ve genetik olarak normal olan yüzdesi yavaş yavaş düşmeye başlıyor ve buna bağlı olarak da adetler düzenli olsa da düzenli bir cinsel yaşamınız olsa da herhangi bir probleminiz olmasa bile yavaş yavaş yumurta kalitesinin düşmesine bağlı olarak doğurganlık azalmaya başlıyor. O yüzden bayanlar burası lütfen çok önemli şu mesajı iyi algılıyor olmamız lazım.

Düzenli Adet Görmek Yumurta Rezervinin İyi Olduğu Anlamına Gelmez

Bir bayanın düzenli bir şekilde adet görmesi adetlerin düzenli olması yumurta rezervinin de iyi olduğu anlamına hiçbir zaman gelmez. O yüzden lütfen adetlerimizin düzenli olması sizi yanıltmasın. Düzenli bir şekilde adet gören bir bayanın da yumurta rezervi azalmaya başlamış olabilir. Yumurta deposu azalmaya başlamış olabilir. Özellikle 35 Yaş sonrası 37-38 yaşta özellikle sonrası çok kritik bir veridir. Çünkü bu dönemde artık depoda kalan yumurtaların çok büyük bir bölümü genetik olarak anormal ve yapısında da yumurta zarındaki sertleşmeler, zar yapısındaki bozukluklar çok daha belirgin hale geçiyor. Bu da sperm ve yumurtanın döllene bilmesini zorlaştırdığı gibi sperm ve yumurta döllendikten sonra oluşan

Embriyo da genetik problemlerin olma riski daha artıyor. Bunun sonucunda gebelik olsa bile erken dönemdeki gebelik kayıp riski de artmaya başlıyor. O yüzden 35 Yaş sonrasında ister kendiliğinden bir gebelik oranı gebeliği yakalama şansı, isterseniz de tüp bebekle elde edilecek gebelik oranları dramatik bir şekilde düşmeye başlıyor. Bunun sebebi bir bayanın doğduktan itibaren vücudunda yeni yumurta üretiminin olmaması.

Kariyer Planlarınızı Birazcık Erteleyin

O yüzden bayanlar yaşla doğurganlık arasında ters bir orantı var. Yani yaş ilerledikçe yumurta kalitesinin düşmesine bağlı olarak doğurganlığımız azalmaya başlıyor. O yüzden mümkünse gebelik planlıyorsanız, planlarınızı birazcık daha geciktirip ilk gebeliğin en azından 20-30 yaş arası, kariyer planlarımızı birazcık daha geciktirip ya da 35 yaşına gelmeden gebeliğin planlanması gerekiyor.

Çünkü 35 yaşından sonra bir gebeliği düşündüğünüzde hem doğal yollardan gebe kalabilme şansı hem de bir yardımcı üreme yöntemi tüp bebek ya da aşılama ile gebelik elde edebilme şansınız düşecek. O yüzden lütfen bu biyolojik gerçeği aklınızdan hiç çıkarmamalısınız.

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu